Bildiğiniz üzere benim "HİÇ KISKANMAYAN" bi sevgilim var. Ne yaptıysam ne ettiysem kıskandıramadım adamı. Benimle gelmediği için tek başıma gittiğim party dönüşleri eve erkek arkadaşlarım da bıraktı, körkütük sarhoş da geldim, eski sevgililerimin aradığını da biliyo... ama yok! Adam kıs-kan-mı-yo! Tam bi tuhaflık var diye düşünmeye başlarken başımıza bi olay geldi anlatiym size de: Geçen akşam evde tek başıma boş boş oturuyordum. Günlerdir sevgilimde kaldığım için o gün evde kalmak geldi içimden. İşten çıktığında onu arayıp çağırdığımda "yorgunum Lilly, biraz çalışıp hemen uyucam, sen istersen gel." deyince hiç düşünmeden "yok" dedim. "Gelmicem bugün." Sonra içimden söve söve sinir küpü şeklinde koltuğuma uzanmış kucağımda laptopla takılıyodum ki facebooktan bi ekleme talebi geldi. Normalde tanımadıklarını eklemeyen biri olarak (gerçekten eklemem), tam ignore edecekken ortak arkadaşlarımızı görünce "dur bakalım bi emin olalım" dedim. Unutkanlığım yüzünden daha önce tanışıp ignore ettiğim bir sürü insan kendimi yeterince mahcup hissetmeme neden oldu zamanında. Neyse resimlerine bakmak için kabul ettim. Tanımadığıma iyice emin olduktan sonra da tam silicektim ki mesaj geldi.
O: Selam
Ben: Selam biz tanışmıyoruz galiba di mi?
O: Tanışmıyoruz, Kusura bakma tanıdık geldin ekledm ama resimlerden çıkaramadım. İstersen silebilirsin,erkek arkadaşın da varmış ayıp olmasın.
Ben: Canıma kast etmiceksen, ya da bana asılmıcaksan sorun yok. (Küçük bi not: "Sevgilim denen adam kıskanmak nedir bilmez o yüzden hiç kızmaz" diyemedim tabi ki elalemin adamına!)
O: Tabi ki canına kast etmicem, ve sevgilisi olan kızlara asılmaya ihtiyacım yok.
.....falan filan derken ordan aldı bi muhabbet. Kaan 25 yaşındaydı. Üniversiteden bu sene -gecikmeli olarak- mezun olmuş, işiyle gücüyle uğraşan, ama spor manyağı bi adamdı. Konuşmanın devamı spor ekseninde gitti zaten. 10 dakikadan sonra "yarın tenis mi oynasak yeaa?" moduna girmiştik. Sonra nasıl oldu bilmiyorum ama benim uzun zamandır öğrenmeyi düşündüğüm sörf konusu açıldı. Meğer o da öğrenmek istiyomuş. Ben de kendi konuştuğum sörf okuluyla ilgili detayları verdim ona. Ona da cazip gelince "tamam abi birlikte gidelim ders alalım o zaman" durumu oldu. Hani bilirsiniz spor yapmak istediğinizde arkadaşlarınızın hiçbiri götünü kaldıramaz yalnız kalırsınız ya hep, işte ben de onlardanım. Birine "sıkıldım salonda fitnesstan fln, hadi gel açıkhavada koşalım" dediğim zaman, "ay valla hiç götümü kaldıramam Lilly" cevabını almaktan sıkıldım artık.Neyse biraz daha konuştuk ama inanın ne bir asılma, ne bir ilgi, ne de bir alaka. Gayet spor aşkıyla yanıp tutuşan iki medeni insanız biz. Sonunda şöyle bi mesaj attı: "Merak etme ders çıkışlarında 'bi-kahve-içelim-erkekleri'nden birine dönüşmem, sen sevgiline gidersin ben evime dönerim. Ama gece izin sorunun yoksa şimdi çıkıp bi kahve içelim de sörf okulunda tanışmayalım di mi?" E mantıklı. "Tamam" dedim ben de. Sonra sevgilimi aradım. "Aşkım ben biraz çıkıyorum yeni bi arkadaş edindim beraber sörfe gidicez onla kahve içip gelicem" dedim. O da bana "nerden tanıştın?" deyince, "facebooktan" dedim. En sonunda "iyi git" dedi. Sıfır kıskançlık, sıfır hesap sorma, sıfır panik. Adam sanki kıskançlık duygularını aldırmış. Buna bile "peki" dedi.
E tabi o da öyle deyince ben de çıktım gittim buluşmaya. Kaan'la 2 saat kadar oturup kahve içtik, muhabbet ettik. Adam gayet eli yüzü düzgün, kibar, olgun, sportmen ve yol yordam bilen bi adam; ama yemin ederim bir dakika için bile "gideri var mı" diye düşünmedim. Ya da sevgilimden daha iyi olduğunu düşünmedin, kıyaslama yapmadım. Ben sevdiğimadama aşığım ahali, böyle şeyler gelmez bana. Tamamen iyi niyetliyim yani. Kaan başladı programlar yapmaya "şu gün koşarız, şu gün bisikletle çıkarız, şu gün sörfe başlarız" falan diye. Sonra sevgilim aradı "geliyo musun" dedi. Çok da özledim aptalı, hemen koştum gittim.
Gittiğimde beni kapıda karşıladı ve son 1 aydır en lanet hallerime, sabah şişmiş gözlerime, kirlenmiş saçlarıma şahit olan adam tabi ki dışardan gelen halime bakınca şaşırdı ve "maşallah baya da süslenilmiş" dedi. Şaka yaptığını düşünerek gülüp geçtim. Bilgisayarının başına geçti, hala işle ilgili bişeylerle uğraşıyordu. "Saat 12'yi geçti hala bitmedi mi bu iş?" dedim. Yüzüme bile bakmadan "bitmedi" dedi. Konuşmanın devamı şöyle geçti:
O: Ee anlat bakalım naptın ne ettin, ne iş?
Ben: Yaaa hayatım işte tesadüfen facebookta tanıştık, birlikte sörfe gidicez. o sordu sevgilin de gelir mi diye ama kesin gelemezsn diye sanmam dedim. gelir misin acaba?
O: Hayır
Ben: Ben de öyle düşündüm sevgilim. neyse yani beni rahatsız eden bi durum olmadı. O da senin benim gibi bi insan en nihayetinde. Yarın sabah koşmaya gidicez bi de. Hadi ben çok yoruldum yatıyorum sen de bitir işini de gel hemen.
.....dedikten sonra yatağa geçtim üzerimi bile değiştiremeden sızmışım. Saat 2 sularında sevdiğimadamın sesiyle uyandım. "Lilly hadi kalk üstünü değiştir böyle yatma" Kalktım giyindim ve yeniden yattım. Ama bir terslik vardı. 2 aydır bir gece bile bana sarılmadan uyumayan adam kocaman yatağın öbür ucuna gitmiş, arada 2 kişilik bi boşluk bırakmıştı. Bilinçli yaptığını düşünmediğim için ben ona sarılmaya çalışınca birdenbire çıkıştı: "Sarılma Lilly çok sıcak!" Bunu söylerken üzerinde çift kat yorgan vardı. O anda bir terslik olduğuna emin oldum. "Yorgan örtme çok sıcaksa" deyip ben de arkamı döndüm. Yine içim rahat etmedi, sürekli sorular sormaya başladım. Bir problem mi vardı? Bir şeye mi kızmıştı? Neye kızmıştı? Offf ki ne offf...Sonunda konuştu nihayet. "Merak ediyorum Lilly, aynı şeyi ben yapsam sen ne tepki verirdin? Eminim ortalığı birbirine katardın ve buna rağmen senin böyle bişey yapman bana çok ilginç geliyo" dedi. "Naptım sevgilim? Gizli saklı biriyle mi buluştum, seni mi aldattım, flört mü ettim?" dedim. O da tekrar: "Yani nette tanışıp yarım saat sonra buluşmalar falan ilginç yani" dedi. O an anladım. KISKANMIŞTI! Tuhaf bi şekilde mutlu oldum. Beni hiç kıskanmaması o kadar gözüme batmıştı ki o an gördüğüm o kıskançlık tohumları beni acayip sevindirmişti. Ben de bunun üzerine "peki hayatım haklısın özür dilerim, bi daha böyle bişey olmıcak" dedim ve ona söylemeden Kaan'a sabahki koşuya gidemeyeceğimi, çünkü ananemi karşılamaya havaalanına gitmem gerektiğini söyleyen bi mesaj attım. "Sevgilim kıskanıyo gelemem" dicek halim yoktu.
Sabah uyandığımızda sevgilimin o nemrut hallerinden eser yoktu. Öpüp koklayarak uyandırdı beni ve daha gözlerini bile tam açamadan konuştu: "Lilly, ben dün gece seni çok kıskandım. Sen bana 'bigün başka birine aşık olmazsam ya da sen beni aldatmazsan seni bırakmam' demiştin ya.... işte bu çocuk seni benden alır diye korktum bi an."
"İŞŞŞŞŞTEEEEE BUUUUUUUUUUUUUU!!!" diye bağırdım. Ama içimden :) Dışımdansa: "Haklısın hayatım ben de rahatsız olduğunu farkedip gece mesaj attım koşuyu iptal ettim. Bundan sonra böyle şeyler olmıcak söz veriyorum, dikkat edicem. Sen benim için her şeyden önemlisin. Seni seviyorum." dedim ve konu kapandı.
Evet. Sonunda olmuştu. Kıskanmayan adam açıkça kıskandığını belirtmişti. Tabi ki kıskanıcaktı. Beni seviyordu ve ne kadar modern ve "mezhebi geniş" bi adam olsa da, sonuçta o da bi "erkek"ti....










