25 Haziran 2010 Cuma

Sevgilim Otur Biraz Konuşmamız Gerek

"Keşke bu kadar farklı olmasak" dedim dün ilk kez. Başlangıçta bana keyif veren farklılıklarımız artık içimi acıtmaya başladı çünkü. Seninle ilişkimiz iki ayrı ucun bir araya gelmesi gibi. Çoğu kişi bizi birbirimize yakıştırmıyor, "uymuyosunuz" diyorlar. Ama biz bu işi yürütmeye kararlı gibiyiz neyse ki. Dün sana "hayatımda hiçbir ilişkimde kendimi bu kadar aciz hissetmedim" dedim ya. Gerçekten hissetmedim. Hep yönetmeye alışmışım insanları, şimdi sen yönetmek isteyen taraf olmamana rağmen sana ayak uydurabilmek için bir şekilde yönetilen ben oldum. Çok zor birşeymiş gibi gelmiyor kulağa biliyorum ama söz konusu kişiler senle ben olunca gerçekten zor. 
Geçenlerde arkadaşlarını bana tercih ettiğinde tipik kız bunalımına girdim kabul ediyorum. Ama içime oturdu be kardeşim! Bi yandan işin bi yandan ailen bi yandan arkadaşların...."Eeee? Pardon da ben nerelerdeyim?" demek lazım ama ben diyemiyorum işte. Bunca şeyin arasında bir taraftan da ben bunaltmak istemiyorum seni çünkü. Başlarken çok uzun sürecekmiş gibi hissettiğim bu ilişki ne yazık ki ya sen ya da ben patlama noktamıza geldiğimizde hiç düşünmeden bitecek. 


Düşünüyorum... Neden farklı insanlar bir araya gelemez ki? Neden sen Taksim'i severken ben Kuruçeşme'yi severim? Neden sen vapurla yolculuk severken ben arabayla gitmek isterim? Neden sen marjinal severken ben daha normlara uygun olanları severim? Neden neden neden? Ya da nedenini nasılını geçtim ille de bitmeli midir böyle ilişkiler? Yürüme şansı yok mudur? Şimdi yürütebiliyoruz evet, ama gün geçtikçe ve ben bazı şeylerle yüzleştikçe taşımak ağırlaşmaya başlayacak ve ne yazık ki sevgilim, geçirdiğimiz her günle beraber benim senden kopmam o kadar zorlaşacak. Seni seviyorum ama sen kendini benden daha çok seviyorsun. O yüzden ben dayanabildiğim kadar dayanırım söz, peki artık sen kör, sağır, dilsizi oynamayı bırakıp bu işi yürütebilecek misin? Geçen gün bana "anı yaşa boşver bunları" dediğinde beni nasıl acıttığını görebilecek misin? Bence göremeyeceksin. Ama ben her zamanki gibi sonunu bildiğim hikayeyi yaşamaya devam edicem. Ve bu hep böyle başa dönerek ilerleyecek benim hayatımda. İki insanın anlaşabilmesi çok zor çünkü, ve korkarım giderek daha da zorlaşacak.


Neyse ya, bırakalım bunları şimdi. Seni seviyorum.. nerde kalmıştık?


PS: Sevgilimin bu blog'dan haberi yok. Hiçbir zaman da olmayacak. Yani o değil, başkaları okuyacak bunları. Ve bunun gibi gelecek olan birçok yazıyı. Sevgilim mi? O, kafasının içinde beni kaybetme korkusu taşımadan "gittiği yere kadar" mantalitesiyle hayatına devam edecek. Bense o uyurken onun sıkılıp gideceği zamanı düşünmeye...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder